The bold move of Israel attacking Iran’s consulate defies a risky taboo

The bold move of Israel attacking Iran’s consulate defies a risky taboo

General Zahedi ve İran Devrim Muhafızları'nın diğer üst düzey subaylarının Şam'da öldürülmesi, İsrail'in Tahran'a karşı devam eden gölge savaşının tırmanmaması konusunda dikkatli olması gereken provokatif bir eylemdir. İsrail bu yıl Suriye'de çoğunlukla İran Devrim Muhafızları, Lübnan Hizbullahı ve İran bağlantılı diğer milislerin tesislerini hedef alan toplam 29 hava saldırısı düzenledi. Daha önceki saldırılar pek ilgi görmese de, bu yılki otuzuncu saldırı farklıydı; Şam'daki İran büyükelçiliğinin yanında konsolosluk departmanının bulunduğu binayı hedef alıyordu. Böyle bir saldırı eşi benzeri görülmemiş bir saldırıdır ve İsrail ile İran arasındaki çatışmanın tehlikeli bir şekilde tırmanacağına işaret etmektedir.

Konsolosluk binasına düzenlenen saldırıda özellikle İran'ın Lübnan ve Suriye'deki üst düzey generali Muhammed Rıza Zahedi, yardımcısı ve Kudüs Tugayları'ndaki diğer subaylar hedef alındı. Zahedi'nin öldürülmesi, General Kasım Süleymani'den bu yana öldürülen en yüksek rütbeli İranlı subayı işaret ediyor ve yabancı askeri liderlere yönelik hedefli saldırıların tartışmalı niteliğini vurguluyor. İsrail bu tür eylemlerle ilgili risklerin ve tabuların farkındaydı ancak gerilimi tırmandırmak ve İran'ın tepkisini kışkırtmak amacıyla saldırıya devam etmeyi seçti.

İran'ın Suriye'deki askeri varlığı İsrail için bir tehdit oluştururken, hem İran hem de Hizbullah geniş çaplı bir savaşa girme konusunda isteksizlik gösterdi. İsrail, İran'ın saldırının ardından gerilimi daha da tırmandırmaktan kaçınacağını düşünüyor olabilir ancak bu strateji risklidir ve istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Konsolosluğa yapılacak saldırı İran'ı daha agresif tepki vermeye itebilir ve potansiyel olarak her iki tarafın da istemediği bir çatışmaya yol açabilir. İsrail dikkatli adım atmalı ve devam eden çatışmada eylemlerinin sonuçlarını göz önünde bulundurmalıdır.

Bir cevap yazın