Plastik üretiminin olmamasına rağmen 1730'lardaki göl yataklarında mikroplastikler keşfedildi

Plastik üretiminin olmamasına rağmen 1730'lardaki göl yataklarında mikroplastikler keşfedildi

Mikroplastikler giderek daha yaygın hale geliyor ve dünyanın çeşitli yerlerinde yıkanıyor. Letonya'da mikroplastiklerin keşfi, yeni jeolojik çağ olan Antroposen'in nasıl tanımlandığını da etkiledi. Bu küçük plastik parçalarının 21. yüzyılda giderek artan sayıda yerde bulunması, bunların çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda endişelere yol açtı.

Mikroplastiklerle ilgili endişeler ilk olarak balıkların bağırsaklarında biriktiği keşfedildiğinde ortaya çıktı. O zamandan beri vücudumuz ve hatta kadınların plasentaları da dahil olmak üzere çeşitli ortamlarda bulundular. Okyanuslarda, atmosferde ve hatta Antarktika gibi rüzgarla taşınan izole bölgelerde mikroplastikler tespit edildi.

Mikroplastiklerin oluşturduğu tehlikelerin tam boyutu henüz tam olarak anlaşılamamıştır ve bunların vücudumuzdaki kesin miktarı da henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Plastik üretimi II. Dünya Savaşı'ndan sonra önemli ölçüde arttı, ancak araştırmacılar artık yüzyıllar önce, hatta plastik icat edilmeden önce oluşan göl çökeltilerinde mikroplastiklerin kanıtlarını buldular.

Letonya'da yapılan son araştırmalar Seksu, Pinku ve Usmas gibi göllerin çökeltilerinde mikroplastiklerin varlığını ortaya çıkardı. Bu keşif, Antroposen döneminin başlangıcına ilişkin önceki varsayımlara meydan okuyor ve küçük plastik parçalarının, modern insanların dokunmadığı ortamlarda varlığını sürdürebileceğini gösteriyor.

İnsanların çevre üzerindeki önemli etkisi ile karakterize edilen Antroposen dönemi, jeologlar tarafından resmi olarak 1950'lerde başlayan dönem olarak adlandırılmıştır. Ancak 18. yüzyıldaki göl yataklarında mikroplastiklerin tanımlanması, nükleer test izotopları gibi Antroposen'in diğer göstergeleri hakkında soruları gündeme getirdi.

Antroposen çağının resmi olarak kurulmasına ilişkin karar, yakın gelecekte Uluslararası Jeoloji Bilimleri Birliği (IUGS) tarafından verilecek. Jeolojik dönemler sıklıkla belirlenmediğinden bu adlandırma işlemi önemlidir. Şu anda Holosen çağında, özellikle de 4000 yıl önce başlayan Meghalaya çağında yaşıyoruz.

Bir cevap yazın