Çin'in yavaşlayan ekonomisi nedeniyle Xi Jinping'in küresel sahnede gerilemesi

Çin'in yavaşlayan ekonomisi nedeniyle Xi Jinping'in küresel sahnede gerilemesi

Olağanüstü sıfır Kovid yılları pek bir fayda sağlamadı ve geniş çapta beklenen Kovid sonrası toparlanma henüz tam olarak gerçekleşmedi. Çin'de tüketici ve ticari güven şu anda tüm zamanların en düşük seviyesinde. Geçen yaz, Komünist Parti rakamları yayınlamayı bırakmadan önce Çinli gençlerin beşte birinden fazlası işsizdi. Bu yılın başlarında Şangay'da düzenlenen bir iş zirvesinde, Çinli veya uluslararası yatırımcıların yalnızca elektrikli otomobillerde hissesi olan yatırımcılar olduğu görüldü. Zorluklara rağmen Çin'in bugünü ve geleceğinde yenilenebilir enerji gibi hala parlak noktalar var. Çin elektrikli araçlarının bu yıl Avrupa satışlarının dörtte birini elde etmesi bekleniyor. Mart verileri fabrika faaliyetlerinin toparlandığını gösteriyor ve Citi'deki analistler Çin ekonomisine ilişkin tahminlerini bu yıl %5'e yükselttiler.

Ancak bu olumlu gelişmeler Çin'de endişe verici bir yavaşlamayı engellemeye yetmeyebilir. Çin'in orta gelir tuzağından hiçbir zaman kurtulamayacağına dair endişeler var ve bu da Komünist Partinin yönetim yetkisine ilişkin soruları gündeme getiriyor. Çin'in yavaşlayan büyümesi, geçen yıl Muhafazakar Parti Konferansı'nda dönemin dışişleri bakanı James Cleverly'nin belirttiği gibi, ülkeyi müzakere masasına dönmeye sevk etti. Xi Jinping'in San Francisco'da Başkan Biden ile görüşme ziyareti ve iki lider arasında iki saatlik bir telefon görüşmesi gibi son gelişmeler, Çin'in dış baskılara yaklaşımında potansiyel bir değişime işaret ediyor.

Bu etkileşimler sırasında Xi Jinping, Amerika'nın Çin'in yarı iletkenler, yapay zeka ve yenilenebilir enerji gibi kilit sektörlerdeki ilerlemesini engelleyebilecek yaptırımlarına ilişkin endişelerini dile getirdi. Ayrıca Amerika'nın Tayvan'a verdiği destek ve TikTok'un ana şirketinden ayrılma potansiyeli gibi konuları da gündeme getirdi. Buna karşılık, kurt savaşçılarının saldırgan söylemlerinin azalması, Avustralya şarabına uygulanan ambargo gibi cezalandırıcı ticaret engellerinin kaldırılması ve Çin ile Amerikan orduları arasındaki diyaloğun yenilenmesiyle Çin'in tavrında bir değişiklik olduğu görülüyor. Tedbirli olmaya yönelik bu değişim, Çin'in ekonomisi üzerindeki dış baskıları hafifletmeye yönelik stratejik bir hamlesini temsil edebilir.

Bir cevap yazın